33

levent.jpg

Yukarıda gördüğünüz bebek benim.

Yukarıda gördüğünüz adamın içinden (babam) yukarıda gördüğünüz kadının içine (annem) geçerek bir müddet bekleyip 33 sene önce dünyaya geldim.

3.5 kilo, 50 cm kadardım. Her bebek kadar ben de şeker bir bebektim. Doğar doğmaz bebek sarılığı gibi bir hastalık geçirdim ve bence sehir efsanesi olan bir takım ışın tedavileri gördüğüm için annem sürekli çok farklı ve çok akıllı oldugumu söyledi. Solak ve disleksik olmam da bence bundandı.

Aradaki bir kaç yılı pek hatırlamıyorum ama gözümün önünde canlanan ilk kareler kırmızı oyuncak bir at, mavi ve benden büyük bir ayı, lacivert fitilli kilotlu çoraplar sonrasında da oksijen çadırları oldu.

Çocukken alerjik astım bronşit geçiren bendeniz ilk okulun 2 gününü sınıfta kalan 3 günün hastanede geçirdim. Kosmam yasaktı bu yüzden koşturmalı spor dallarıyla cocukluktan beri aram olmadı, evcil hayvan beslemem yasaktı, bunu anlayan kedimiz Miki evi terk etti. Kar topu oynamam, soğuk havaya çıkmam yasaktı, bu yüzden annem ve ablam eve leğende kar getirirlerdi ve yaptıgım kardan adamlar eriyip çirkin bir buz kütlesine dönüşürlerdi. Çok gülmem yasaktı, ve tahmin edebileceğiniz gibi çok gülen bir çocuktum, kahkaha attıgım için bir kaç kere tıkanıp hastaneye kaldırılmışlıgım vardı.

Hastalıgımdan dolayı halsiz ve kansız bir çocuktum, bu yüzden normal sartlarda esmer olan bendeniz o kadar beyaz tenliydimki küçük yasta mahallenin delikanlıları bana Mobydick ismini taktılar. Anlamını bilmiyordum ama aşırı sinirleniyordum. Sinirlenip peşlerinden koşunca da tıkanıyordum.

Uzun süre tedavi gördüm, aldığım ilaçlardan dolayı ergenliğe erken girdiğim söylendiyordu. 5. Sınıfta bıyıklarım çıkmıstı. Beyaz yakalı önlük ve bıyık birbirne hiç yakışmıyordu.

Beyaz yakalı önlükten kurtuldukan bir sene sonra gerçek anlamda ergenliğe girmiştim. Çok şaşırtıcı bir andı. Kırmızı oyuncak at artık yoktu ama mavi oyuncak ayı gözlerini dikmiş bana bakıyordu. Bundan bir sene sonra gözlerim bozuldu ve gözlük takmaya başladım, ondan bir sene sonra da saçlarım dökülmeye başladı. Sanırım saçlarım gür, gözlerim sağlıklı ve ergenliğe girmiş normal bir genç olarak geçirdiğim süre 6 ay kadardı. Sonra yaşlanmaya başladım.

Nasıl olduda yukarıda gördüğünüz el kadar bebek, el kadar bebek yapabilecek yasa geldiğinde çoktan seyrek saçlı bir miyoba dönüşmüştü?

Sigara içersin ölürsün dedi doktorlar. 16 yaşımda başladım sigara içmeye. 17 yıldır sigara içiyorum demektir bu.

Lacivert kilotlu coraplıyken beyaz yakalı önlüklü halimi, beyaz yakalı önlüklüyken lise bahcesinde aykırı uniformamla sigara içen halimi, lise bahcesinde sigara içerken de üniveritedeki halimi tahmin edemiyordum. Muhtelemen annem de Ethem Efendi caddesi 2. Çıkmaz sokakta dogdugum apartmanın koridorunda ilk adımlarımı koşarak attıktan 24 sene sonra Portekize gideceğimi, 27 sene sonra da beni bir gemiye bindirip izimi kaybedeceğini tahmin edemiyordu. Doğrudugun 50 cm lik bebeğin Alaska’dan uçakla geri geleceğini düşünmek imkansız olsa gerek.

Okul bittikten sonra işler değişti. Altıma kakamı yaptıgında ağlayarak işaret verdiğim seneler çok geride kalmış, çişim gelince kibarca bulundugum toplantıdan afedersiniz diyerek cıkacağım günler gelmişti. İyi bir iş bulmak için çok çalış diyen ailem, iş bulmadan sakın işten cıkma demeye baslamıstı. Abakusleri saçma sapan sağdan sola çevirirken bir anda excel formulleri ve power point slaytları arasında kaybolmustum. Tamam abartmiyim ben de girip bankada çalışmadım hiç ama…

Küçükken pipime hakkı derdim, neden oldugunu bilmiyorum. Hakkımı sıkıştırdım hakkımı sıkıstırdım diye pantalonumun fermuarına sıkısan pipimi ağlayarak anneme gösterdiğimde 5 yaşında falandım. Hakkı’nın bir insan ismi olduğunu Hakkı isminde bir insanla tanıstıgımda öğrenip ne kadar şaşırdığımı herhalde tahmin edersiniz. Hakkım hakkında sonraki senelerde annemle konusmama hakkımı kullandım. Artık pantalonumun fermuarına sıkısırsa başımın çaresine bakabilecek yastaydım.

İlk defa “Anne” dediğimizde ne kadar çok sevinen annemiz ilk defa “Siktir” dediğimizi duyunca ne hissetmişti acaba. Ailelerimize ve tüm hayata karşı nefret duydugumuz ergenlik döneminde?

Yemezsen vallahi büyüyemezsinden, göbeğin çıktı biraz yediklerine dikkat etin arası çok hızlıydı. Her zaman zayıf ama biraz göbekli oldum. Saçlarımin gür, gözlerimin sağlıklı, vucudumun fit oldugu normal bir genç olarak geçirdiğim süre 6 ay kadardı. Sonra yaşlanmaya başladım.

Şu yukarıda görüğünüz bebeğin haftada 2 kere migren krizi geçirip kusacağı aklınıza gelir miydi hiç? Peki 6 ay boyunca çişini yapamayacağı için üretra darlıgı ameliyatı olacağı? Böbrek tası düşüreceği? Askere gideceği? 50 cm bebek “Pim çek bomba at” diye günde 6 saat yürüdü durmaksızın.

Lise ve üniversitede kendimi çok büyük zannnettim, sonra bir kaç sene tam olmam gerektiği yasta. 30’lara geldiğimde ise kendimi çok küçük sanıyordum. Yeni tanıstıgım, sokakta gördüğüm herkes benden daha yaslıymıs ya da en azından benle aynı yastaymıs gibi geliyor ama tanıstıgımda 96’lı olduklarını öğreniyordum. 96 yılımdaki ilk atışımda cocuk yapsaydım şimdi onlar kadar cocugum olurdu (teorik olarak yani)

“Aaaa daha çok gençsin canım” lar yavaş yavaş dudak kenarında ufak bir tebessümle “E artık sende büyüdün tabi”ye, sonra da “Vallahi sen de nasıl büyüdün”e dönüştü.

30 yaşında ilk göz altı kremimi aldım. Aslında espiri olsun diye almıştım ama farkettim ki artık 2 gece üst üste dısarı çıkıp içersem göz altlarım şişiyordu. 31 yaşında depresyona girdim. Tam 4 ay.

Yukarıda el kadar bebeğin 4 ay depresyona gireceği aklınıza gelir mi hiç? Düşünsene büyümüşte yaşamanın hiç anlamı yok diye evde ağlayarak saatlerce tavanlara bakıyor.

7 yaşıma kadar alfabenin 13 harfini söyleyemedim ben. Ablam dısında kimse anlamazı. Balkonda bir arıda korkup sonunda ayı ayı arrııı arrııı diyerek yavas yavaş önce 12 sonra 11 derken tüm harfleri söktüm. Sonrada üzerine x,w,q gibi extra hafler ekleyip bir de ingilizce konuşmaya başladım. Senelerce yazı yazarken b leri d yazdıgım için (hepsi o ışınlardan oldu) baba yerine dada yazan bendeniz, işe girip maillarımı sincerely diye bitiriyorum artık, global.

Onlar büyük sen onlarla oynamazsın daha dün gibi kulağımdayken kendisinden 10 yaş büyük oldugum için fazla yaşlı bulunup reddedilmek arasında geçen aşırı hızlı zaman dilimine, şimdi düşündüğümde çok şey sıgdırdım aslında. Benden büyük olanlar kızmasın 33 yine yaş mı canım..Ama bi çıtır da değilim artık.

Haftalık harçlıgım ile rahat rahat tost ve leblebi tozu aldıgım dönemlerden maaşımla ay sonunu hesapladıgım döneme geçişi tam da hazmettiğim yaştayım ama bir tık ötesinde bireysel emekliliğin gerekliğilini henüz hesaplamak istemiyorum.

Sırtım tüylenmeye başladı, geçen gün de popomda bir kıl döndü söylemesi ayıp. Baksanıza yukarıdaki bebeğe, hiç aklınıza gelir mi poposunda kıl döneceği, 33 sene önce resmen bebek poposu gibiydi popom. Bence saçımdan son dökülendi o. Herşe OK ama saçımdaki kıl levelının azılması ile doğru orantılı sırtımda kulağımda ve popomda kıl çıkmasını kabul edemiyordum. Tüm kıl dengelerimin doğru oldugu, ergenliğe girmiş normal bir genç olarak geçirdiğim süre 6 ay kadardı. Sonra yaşlanmaya başladım.

Geçenlerde ablam bana bildiğin iyi bir botoxçu var mı diye sordu. Vardı. Geçen sene ilk defa botox yaptırdım. Gerçi migren botoxu ama zehir bi kere vucuda girdi mi….

Telefonumda dahiliyeci, ürolog ve bilimum branşlarda doktorların numarası kayıtlıydı. El kadar bebek ürologa gider mi gitti? Gitti. El kadar bebek botox yaptırır mı? Yaptırdı.

Bi yukarıdaki el kadar bebeğe bak, bir de şuna. Göz altlarım ve kaz ayaklarım çok fena di mi?

İnsan 33 senede bu hale gelir mi?

levent33.jpg

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s