Nasılsın 2017?

Pulbiber Dergi // 16.01.2017

http://pulbiberdergi.com/2017/01/16/nasilsin-2017/

Nasılsın 2017? Konuşamadık, ilgilenemedik seninle.

2016’yı bardaklarımızı kırarcasına tokuşturarak uğurluyorduk. 23:59 ile 00:01 arasında çok büyük bir fark bekliyorduk. O 2 dakikalık süreye çok şey sığdırmaya çalıştık. Ailelerimizi aradık, sevgililerimizle öpüştük, diğer sevgililerimize mesaj attık. Hadi gitsin artık kâbus gibi geçen 2016 dedik, 2017 harika olacaktı. Acele acele el çırptık, kahkaha attık, güldük. Acelemiz vardı çünkü. İçten içe inanmıyorduk biz de belki bir şeylerin 2 dakikada değişeceğine.

Değişmedi de.

“İyi de…” dedi biri, “Christmas değil ki bu ‘New year eve’ yani yeni yılın…” O da inanmadı zaten konunun bu olduğuna ya da nasıl bir cehaletle karşı karşıya kaldığımıza.

Apar topar hesabı istedik, hesaba %10 tip ekleyip döndük kendi gerçekliğimize.

Her yaşanan üzücü olaydan sonra yaptığımız gibi kendi hayatımızdan paylar biçtik. Hep geçtiğimiz yoldu yine orası, 5 dakika önce daha oralardaydık. Bazılarımızın hep gittiği mekândı. Perdeleri ve profil fotoğraflarımızı kararttık, biz evlerimize kapandık, haydutlar sokaklarda ATM kameralarına el sallarcasına dolaşırken. En yakınımızın doğum gününü kutlarken fotoğraf paylaşmadık, üzüntümüz sosyal medya fotoğraflarımızdan ölçülüyormuş gibi.

#lanet yazdık, #hayır yazdık, bazıları başka başka yazdı. Herkes her istediğini yazamadı ama, çünkü bazıları yazdıklarından dolayı sorgusuz sualsiz alındı. Keşke herkes her istediğini rahat rahat yazabilseydi 2017’de, keşke herkes her istediğini rahat rahat yapabilseydi.

O kadar mutsuzduk ki kadınlar, “Taksim Meydanı’nda yılbaşını kutlarken tacize uğradık diye üzülür sinirlenirdik, meğer onlar ne iyi günlerimizmiş, keşke o günlere geri dönebilsek,” dedi. Düşünsene mutsuzluğu, çaresizliği, 2017 dileğini. Meydandaki tacizlere iyi günlerimiz diyen biz, teselliyi metro ve AVM girişlerinde, eğlence mekânlarında, güvenlik sebebiyle üzerimizi elleriyle detaylıca arayan güvenlik görevlilerinde bulduk.

Konserler, festivaller birer birer iptal oldu. Daha Coldplay gelecekti, Radiohead gelecekti. Daha karpuz kesecektik. Medeniyet, “I am sorry for you guys,” deyip el sallayarak uzaklaştı.

Sonra kar yağdı. O kadar çok yağdı ki, şehir merkezindeki kar kalınlığı bile ülkenin gündemi gibi anormal bir duruma geldi. Bir dolar yükseliyordu, bir de kar kalınlığı. Dolar kazandı.

Sosyal medya orucu tutan bizler ortak bir sevinç kaynağı bulup 3 günde 365 günlük fotoğraf paylaştık. Sevindik, çok mu? Sevindik de unuttuk mu? Karda yürürken bir saniyeliğine aklımıza, bu bembeyaz şehirde bir bomba patlarsa manşetler ne olur diye gelmedi mi?

“Kan bu sefer kırmızı yağdı”

Fight Club filminde ekranda bir anlığına koca bir penis göründüğünü inkâr eder gibi zihnimizin gerisine ittik bu sahneyi de.

New Year Resolution yapamadık bu sene. Spora başlayamadık, rejime başlayamadık, iyileşmeye başlamadık. Başlayamadık.

Ama her sabah güne yeniden başladık. Sokağa çıktık, içmeye devam ettik, korka korka kalabalıklara girdik. Zihnimizin gerisine itip inkâr etsek de biz o PENİS’in en büyüğünü çok yakından gördük. Hem de kaç defa.

Evet, belki bu yeni sene 2016S’ti. Ama öyle ya da böyle bir öncekinden daha iyi olacaktı. İnancımızı kaybetmedik, kaybedersek olmaz ki. Bak, bu hafta yine kar geliyormuş. İyi olacak, belki yavaş yavaş ama her şey çok iyi olacak.

O yüzden hadi, spora mı başlıyoruz, sağlıklı mı besleniyoruz, ne yapıyorsak bir an önce yapalım. Çünkü 2017S esprisi seneye kabak tadı verebilir, hiçbirimizi güldürmeyebilir.

İyi seneler.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s